İlk kez 1965 yılında Intel’in kurucu ortağı Gordon Moore tarafından tanımlanan ve daha sonraki teknolojik gelişmelerde referans olarak kullanılan “Moore Yasası”, kabaca her 18 ayda bir entegre devre üzerine monte edilebilen transistör sayısının iki katına çıktığını söyler.

Bu yasa uzun yıllar geçerliliğini korudu, sonuçlar teknolojiyi ileriye götürdü ve düşünülemez derecede güçlü yongaların bulunduğu trilyon dolarlık bir sektöre dönüştürdü. Ev bilgisayarlarından, otonom arabalara, akıllı ev cihazlarına kadar her yerde kullanılır oldu..

Ancak Moore Yasası’nın sonsuza kadar devam etmeyeceği çok açık. Bununla ilgili farklı firmaların farklı tahminleri olsa da önümüzde bazı zorluklar olduğu açık. Yüksek teknoloji endüstrisi, üstel ( eksponansiyel) büyüme konusunda konuşmayı sevebilir fakat bir çip üzerindeki bileşenlerin boyutunu sürekli olarak küçültme yeteneğinin fiziksel sınırları var.

Zaten şu an bile son yongalardaki milyarlarca transistör insan gözüyle görünmüyor. Moore Yasası’nın  2050’ye kadar süreceğini düşündüğümüzde, bileşenleri tek bir hidrojen atomundan daha küçük olan transistör inşa etmek zorunda kalınacak. Bu hedeflere yetişmek üreticiler için de oldukça pahalı. Yeni yongalar için üretim tesisleri kurmak fabrikalara milyar dolarlara mal olmaktadır.

Bu faktörlerin bir sonucu olarak, birçok kişi Moore Yasası’nın 2020’lerin başlarında yonga bileşenleri halen 5 nanometre civarında iken biraz oyalanacağını tahmin ediyor. Bundan sonra ne olacak? Birkaç on yıl önce sahip olduğumuz Windows 95 PC’yi kullanırken sıkışıp kaldığımızı düşündüğümüz gibi bugün de teknolojik ilerleme durma noktasına mı geliyor?

Korkacak bir şey yok ! Moore Yasası’nın sona ermesinin bilişim işlemlerinin sona ermesi anlamına gelmeyeceğinin yedi sebebi aşağıda listelenmiş. Neyse o kadar da endişelenmemize gerek yokmuş.

Moore Yasası Birden Bire Sonlanmayacak

Moore Yasası, yer çekiminin aniden durması gibi bitmeyecek. Sırf her 18 ayda bir yonga üzerindeki transistör sayısını çiftleyemediğimiz için ilerlemenin durma noktasına gelmesi beklemeyiz. Bu sadece iyileştirme ve geliştirme hızının biraz daha yavaş olacağı anlamına geliyor.

Bunu petrol gibi hayal edebilirsiniz. Ulaşılması kolay olanları yüzeyden aldık, artık daha derine inmemiz gerekiyor ve onlara erişmek için yeni yöntemler bulmamız gerekecek.

Daha iyi Algoritmalar ve Yazılımlar geliştirilecek.

Mevcut tasarruflarını daha uzun süre sürdürmek konusunda endişelenmeleri gerekmeyecek kadar para kazanan NFL veya NBA yıldızlarını düşünün. Moore Yasası ve yazılım arasındaki ilişki için biraz dağınık ama yine de uygun bir metafor.

Dışarıda güzelce kodlanmış bir yazılım varken, programcıların çoğu, gelecek yıl bilgisayar işlemcilerinin daha iyi çalışabileceğini bildiklerinden yıllarca daha performanslıhale getirmek için kodlarını düzene sokma konusunda çok fazla endişe etmek zorunda kalmadı. Eğer Moore Yasası artık aynı gelişmeleri yapamıyorsa, bu sefer ellerini taşın altına koyup kodlarını düzeltmeye başlayacaklarını öngörmek hata olmaz.

Aynı çipten daha fazla yazılım performansı elde etmeye çalışmak çok daha yüksek bir öncelik haline gelecektir. Hız ve verimlilikten bahsettiğimizde bu daha iyi algoritmalar oluşturmak anlamına gelir. Tabi umarız ki hızın ötesinde, kullanıcı deneyimine, görünümüne ve kalitesine odaklanan daha zarif bir yazılım anlamına da gelir.

Moore Yasası yarın sona erecek olsa bile, bugünün yazılımını optimize etmek, donanım iyileştirmeleri olmadan bize onlarca yıl olmasa bile yıllar kazandırabilir.

Daha Özel Amaç için Üretilen Çipler

Bununla birlikte, yonga tasarımcılarının genel amaçlı yongalardaki ilerlemelerin yavaşlamasını yenmesinin bir yolu, bunun yerine daha özel işlemciler yapmaktır. Grafik işlem birimleri (GPU’lar) bunun sadece bir örneği. Özel üretilmiş işlemciler ayrıca sinir ağları, kendi kendini süren otomobiller için bilgisayar görüşü, ses tanıma ve Nesnelerin İnterneti cihazları için de kullanılabilir.

Moore Yasası yavaşladıkça, yonga üreticileri özel yongalarda üretimi hızlandıracak. Örneğin, GPU’lar, otonom otomobillerde bilgisayar görüntü izleme ve altyapı ağlarına bağlantı  için zaten bir itici güç olarak kullanılır.

Bu özel tasarımlar, watt başına daha yüksek performans seviyeleri gibi bir dizi iyileştirmeye sahip olabilir. Bu özel üretimlere yönelen şirketler arasında pazar lideri Intel, Google, Wave Computing, Nvidia, IBM hale yerini almış durumda.

Tıpkı daha iyi programlama gibi, üretimdeki yavaşlama da yonga tasarımcılarını yeni mimari atılımlar hayal etmeye gelince daha düşünceli olmaya zorlamaktadır.

Artık Yongalara o Kadar da Bağlı Değiliz

Moore’un yasası 1960’ların ortalarında, bilgisayar bilimcisi Tim Berners-Lee’nin World Wide Web’i icat etmesinden çeyrek asır önce doğdu. Teori o zamandan beri geçerli olsa da, cihazın içinde işlem yapılmasına artık daha az ihtiyaç var. Elbette, PC’nizdeki, tabletinizdeki veya akıllı telefonunuzdaki işlevlerin çoğu cihazın kendisinde işlenir, ancak artık gittikçe azalan miktarda.

Bulut bilişim, büyük bilişim problemleri için ağır yüklerin çoğunun, büyük bir veri merkezinde başka bir yerde yapılabildiği anlamına gelir; bu, normal bir bilgisayardaki transistörlerin çoğunu defalarca kullanan büyük ölçüde paralel sistemler kullanır. Özellikle A.I. yapısını kullanılan akıllı yardımcılar gibi uygulamalar için geçerlidir.

Bu işlemin başka bir yerde yapılması ve hesaplanarak cevabın cihazınıza gönderildiğini düşünürsek, yongaların her 18 ayda bir işlemcilerini değiştirmek zorunda kalmadan katlanarak daha akıllı hale gelebileceğini düşünebiliriz.

Yeni Malzemeler ve Konfigurasyonlar

Silikon Vadisi adını bir sebepten ötürü aldı, ancak araştırmacılar silikondan başka malzemelerden yapılabilecek gelecek yongalarını araştırmakla meşguller.

Örneğin, Intel, transistörleri bir devre kartına monte etmenin farklı yollarını deniyor. Düz bir şekilde yerleştirmek yerine, yukarı doğru 3Boyutlu düzende monte edilen transistörlerle bazı çalışmalar yapıyor. Ayrıca periyodik tablonun üçüncü ve beşinci sütunlarındaki elemanlara dayalı olan diğer malzemeler, daha iyi iletken olduklarından silikonun yerini alabilir.

Şu anda, bu maddelerin ölçeklenebilir veya uygun fiyatlı olacağı belli olmamasına rağmen, teknoloji endüstrisinin uzmanlığı göz önüne alındığında bir sonraki yarı iletken malzemenin sırada beklediğini düşünebiliriz.

Kuantum Bilgisayarlar

Kuantum bilgisayarlar muhtemelen bu listedeki en “uzak” fikir. Aynı zamanda en heyecan verici olanlardan biri. Kuantum bilgisayarlar şu anda deneysel ve çok pahalı bir teknoloji. Bunlar, transistörlere dayanan, bildiğimiz ikili dijital elektronik bilgisayarlardan farklı bir grupta değelendirilir.

Verileri 0 veya 1 olan bitlere kodlamak yerine, kuantum hesaplama, aynı anda 0, 1 ve hem 0 hem de 1 olabilen kuantum bitleriyle ilgilenir. Bu süperpozisyonlar kuantum bilgisayarları mevcut ana bilgisayarlardan çok daha hızlı ve daha verimli hale getirebilir.

Kuantum bilgisayarların üretilmesi birçok zorlukla karşılaşmaktadır (bir işlem için dahi inanılmaz derecede soğuk tutulmaları gerekir). Bununla birlikte, eğer mühendisler bu sorunu çözebilirlerse, çok hızlı bir şekilde çok büyük bir ilerleme tetiklenebilir, bu da Gordon Moore’un başını döndürürdü herhalde.

Henüz Düşünemediğimiz Şeyler

1980’lerde çok az insan akıllı telefonları önceden tahmin edebilirdi. Google’ın dev olacağı ya da Amazon gibi bir e-ticaret web sitesinin ilk trilyon dolarlık şirket olma yolunda olacağı fikri 1990’ların başında delilik olarak yorumlanırdı.

Mesele şu ki, bilgisayar geleceğine gelince, köşede tam olarak ne olduğunu bilmemiz çok fazla mümkün değil. Evet, şu anda kuantum bilgisayarlar, Moore’un Yasası’nın sonrası için uzun vadeli bir umut gibi görülse de birkaç on yıl içinde bilgisayarların bugün kullandıklarımızdan tamamen farklı görünecekleri kesin.

İster yeni makine konfigürasyonları, ister tamamen yeni malzemelerden yapılmış çipler, ister transistörlerin çiplere yeni montaj yöntemlerini açan yeni tipte atomik araştırmalar olsun, bilişimin geleceğinin parlak olduğu kes

Kaynak : https://www.digitaltrends.com/computing/end-moores-law-end-of-computers/

Görsel : The Economist

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.