“Amazon Etkisi”. Pek çok kişinin duyduğu bir terim, ama bu ne anlama geliyor? Farklı insanlar için farklı şeyler anlamına gelse de , genel olarak, tüketicilerin Amazon’la etkileşimlerinin, alıcılar ve tedarikçilerin, üreticiler de dahil olmak üzere işletmelerle olan etkileşimi nasıl etkilediğine dair yeni beklentiler uyandırdığı olgusuna gönderme yapar.

Amazon ile deneyimimize kısaca bakacak olursak, ihtiyacımız olanı arıyoruz ve müşteri yorumları ile birlikte yıldızlı sıralaması olan öğelerin listesini alıyoruz. Satın almaya karar verdiğimizde, Amazon’un kayıtlarında ödeme bilgilerimiz varsa, bu ürünü Amazon One-Click ile satın alabiliriz. Sipariş verildikten sonra, siparişin alındığı andan itibaren ürünü izlemek için bir bağlantı linki alırız. Rahat, kişiselleştirilmiş ürünümüzü beklemeye başlarız. Günümüzde müşterilerin istediği türden bir satın alma deneyimi budur.

Amazon Etkisi, birçok üreticinin dijital dönüşüm yolculuğuna başlamayı düşünmesi için önemli bir etken hatta bir baskı unsuru.

Son zamanlardaki araştırmalara göre, iş dünyasında ürün satın alan 10 kişiden 8’den fazlasının bireysel ürün satın aldıkları zaman ile aynı deneyimi yaşamak istediğini ortaya koyuyor.

Bu  “Talep piyasası” olarak adlandırılıyor ve  “Tüketici isteğini istediği zaman istediği şekilde elde etmeyi istiyor.”

Talep piyasasına yönelik üretim sürecinde birçok farklı yoldan bahsedilmektedir: esnek üretim, adaptif makineler ve tek üretimlik parti . Ama amaç aynı.  Bir ürünü ekonomik olarak üretebilmek.

Perakendeciler ve restoranlar bu beklentileri büyük oranda karşılamaktadır. Şimdi, CPG, yiyecek – içecek , ilaç veya beyaz eşya üreticileri gibi yüksek hacimli sektörlerdeki üreticiler, bu yeni tüketici ihtiyaçlarını karşılayacak baskıyı üzerlerinde hissetmeye başladılar.

Üreticilerin artık son kullanıcılarına görünürlük sağlamanın yanı sıra daha bütünsel ve basitleştirilmiş bir satın alma deneyimi sunmaları bekleniyor. Ürünlerin ise kişiselleştirilmiş olması satın alma deneyimini başarılı kılmanın önemli bir faktörü.

Bu amaçla, üreticilerin sadece bir ürünün teslim edilmesinin ötesinde değer ekleyebilecekleri ve nasıl artırabileceklerini düşünmeleri gerekiyor. Buna pazar sonrası hizmet gibi ürünler çevresinde yeni hizmetlerin eklenmesini de sayabiliriz. Kişiselleştirme ise aynı zamanda üreticilere önemli bir farklılaştırıcı özellik sağlayabilir ve bazıları da bireysel üretim modellerini deneyebilir. Bütün bunlar üreticilerin, belirtilen gereksinimleri karşılamak için siparişe göre sipariş verme, siparişe göre üretim yöntemlerini geliştirilmesini ifade eder.

Bu talep odaklı piyasa, kitlesel ürünler üretmek için eski sistemleri kullanan üreticilerin ulaşamayacağı bir şey olsa da , aslında büyük bir fırsat. Doğrudan müşteriye hitap eden yeni teknoloji ve iş modellerine yatırım yapmak, tedarik zincirini önemli ölçüde zayıflatarak envanteri ve sipariş yerine getirme sürelerini azaltabilir.

Hiç şüphesiz, Amazon Etkisi üreticilerin çalışma ve üretim yöntemleri konusunda önemli bir değişim yaratmaktadır. Ancak, büyük değişim ile büyük bir fırsat geliyor. Müşteri odaklı stratejileri benimseyen üreticilerin önemli ölçüde kârlılıklarını artıracakları çok belirgin.

Dijital Transformasyon, üreticilerin Amazon Etkisinde rekabet etmesine nasıl yardımcı oluyor?

Üreticiler, Amazon benzeri bir deneyim sunmak için baskı hissettiklerinde, nesnelerin interneti (IoT), yapay zeka ve makine öğrenimi, robotlar, otomasyon, büyük veri ve analitik dahil olmak üzere Endüstri 4.0 yaklaşımları aracılığıyla arka uç operasyonları da hızlandırmalıdır. Bu yaklaşımlar, müşteri memnuniyetinin artmasına katkıda bulunan daha fazla esnekliği ve çevikliği destekleyecektir.

Dijital dönüşümün üretim merkezinde olan IoT, üretim süreçlerini kolaylaştırır ve basitleştirir. Bir drone, daha önce el yordamı ile yapılan envanter sayım işlerinin hızlı bir şekilde çalışmasını sağlar. Bu arada, ağdaki üretim hattının “Google Maps” evrensel dijital görünümü, makinelerin performansındaki bozulmayı veya bakım gerekliliği belirtileri gösterdiğinde iyileştirilmiş operasyonel farkındalığını destekler. Böylece, büyük mekanik arızalar olmadan hatların sorunsuz çalışması sağlanır.

2D barkod teknolojili akıllı eldivenler giyen çalışanlar basit bir eldiven taraması yaparak parçaları takip edebilir ve izleyebilirler. Haptik geri bildirimi, doğru ürünün tarandığını ve proses kalitesi ve verimlilik düzeyinin sağlandığı ile ilgili kullanıcı onayı kolaylığı sağlar.

Gelişmiş algoritmalar da üretimin yapılma şeklini değiştirmektedir.Entegre BTsistemlerine sahip akıllı fabrikalar, tedarik zincirinin her iki tarafına daha kolay bir şekilde ilgili verileri ulaştırır ve bu da üretim kapasitesinin ve üretkenliğin artmasını sağlar.Yapay zeka, süreçlerin ayarlanması veya geçmiş eğilimlere dayanarak gelecekteki davranışları tahmin etme konusunda kararlar verebilmek için bilginin etkin kullanımını sağlar. Robotlar ve diğer otomatikleştirilmiş teknolojiler ise hız ve verimliliğin geliştirilmesinde ayrılmaz bir rol oynar ve üretim şirketlerinin üretim iş akışlarını, envanteri, devam eden çalışmaları ve değer zinciri kararlarını optimize etmelerini sağlar.

Bireysel siparişlere göre içecek tariflerini karıştırabilen ve doldurabilecek bir dolum hattı düşünün. Bu kişiselleştirilmiş içecekler, bireysel olarak tanımlanmış tariflere göre hazırlanır, bireysel takiplere karşılık gelen özelleştirilmiş kapaklar ve özelleştirilmiş ambalajlarla farklı şişe boyutlarına konulacak şişeleme konveyör sisteminden aşağı akar. Parti üretimi, daha sonra kutu paketleyiciye gitmeden önce çoklu paket haline getirilir. Özet olarak: hızlı bir şekilde ardı ardına yürütülen küçük partilerin tam zamanında doldurulması, ekipman değişimi olmaksızın, depoya gitmeden doğrudan palete ve dağıtıma hazır olarak palete konması.

Oldukça zor görülüyor olsa da son kullanıcı beklentileri bu yönde. Şişeler belki akıllı olmayabilir fakat taşıma sistemi akıllı olduğunda ve onu her aşamada takip ettiğinizde sorunu bir noktada çözmüş ve şişeyi özelleştirmiş olursunuz.

Bu yeni taleplere ve beklentilere ayak uydurmak için üreticiler, bilgi akışını serbest bırakmak ve ürünü geliştirmek için ERP tarafından desteklenen dijital dönüşümü benimsemelidir. Bu şekilde müşteri beklentilerini karşılamanın nihai hedefi olan üretim ve şeffaflık artarken, maliyetleri ve duruş süreleri de azalır.

Kaynak : Automationworld , 

ManufacturingNet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi giriniz