Çoğu kişi, Endüstriyel Nesnelerin Interneti (IIoT) fikrini seviyor. Mümkün olduğu kadar cihazın birbirine bağlanması fikri herkese daha çok veri, daha çok analiz ve dolayısı ile daha çok verim kavramlarını beraberinde getiriyor. Üretim verilerine ilişkin daha iyi ve daha çok bilginin iş geliştirmeye sunduğu olanaklar neredeyse sınırsızdır.

IIoT konusunda herkesin endişe duymasına sebep olan konu ise, güvenlik. Verilerinizi analiz için iletmek üzere cihazlarınızın tümünü veya birçoğunu birbirine bağlarsanız, bu, tesisinizi büyük bir bilgisayar korsanlığı saldırısına hedef olarak konumlandırabilir değil mi?

Aslında bu soru nedeni ile IIoT birçok kişi tarafından bir risk olarak görülmektedir.Bu riski gidermek, ağa bağlı çok sayıda cihazın bulunmasının olumsuz etkilerini hafifletmek için ise güvenli bir ağ yapısı oluşturmak ve bunun sürekliliği sağlamak çok önemlidir. Peki bu çok güvenli ağ neden blokzinciri olmasın? Üretim hatlarında siber güvenlik için neden blokzinciri kullanılmasın?

Bu soruya cevap verebilmek için, ilk önce blokzincirinin arkasındaki temel yapının  anlaşılması gerekir. Bir blokzinciri, zaman etiketli ve geri alınamayacak bir şekilde önceki bloklara bağlanan artan kayıtları (bloklar) muhafaza edebilen, terk bir merkezde değil birden fazla yerde saklanan bir veri tabanıdır. Farklı bir tanımlama ile açıklayacak olursak özünde, blok zinciri, herhangi bir türdeki işlemi (fon, materyal ve hatta veri) izleyebilen çevrimiçi bir defterdir diyebiliriz. Veri kaydedildikten sonra değiştirilemez,silinemez yalnızca tüm ağa eklenebilir ve güncellenebilir.

Blokzincirini bu kadar güvenli kılan şey, bir blokzinciri defterinin esas olarak merkezi bir konumda bulunmamasıdır. Aynı anda birden fazla sunucuda bulunur – bu da onu güvenli kılar. Muhasebe defterine tek bir yerde yapılan bir değişiklik, uygun bir doğrulama ve kimlik doğrulaması olmaksızın defterin tüm örneklerine yapılamayacaktır.

Herhangi bir teknoloji gibi, blokzinciri de saldırıya uğrayabilir. Ancak, merkezi olmayan yapı, herhangi bir değişim isteyen eylemin veya saldırının ağ boyunca yayılmasını ve defterin yapısını veya işleyişini etkilemesini önler. İçinde bulunduğu her defter ve aygıtın, herhangi bir etkiye sahip olması için tüm doğru kimlik doğrulamasıyla aynı anda saldırıya uğraması gerekecektir. Bu süreç, blok zincirinin güvenliği nasıl yarattığını açıklar (yani, kritik verileri tek bir ultra güvenli yerde tutmayarak, korsanlığı nerede ise imkansız kılacak şekilde dağınık yapıda saklar).

Bu yüzden blokzinciri’nin IIoT’ye çok uygun olduğu görülmektedir. IIoT’nin fikri, mümkün olan en fazla sayıda veriyi en uygun analize ulaşacak şekilde paylaşmak için mümkün olduğu kadar çok sayıda veriyi birleştirmek olduğundan, veriyi barındırmak ve ağ üzerindeki tüm cihazlara yaymak için blokzincir teknolojisini kullanmak, verilerinin aynı şekilde korunmasını sağlayacaktır. Defter ve defter verileri internet üzerinden güvence altına alınmış olacaktır.

Başka bir deyişle, sanayi şirketlerini en çok endişelendiren, daha fazla cihazı ağa bağlayan şey, bu ağa en fazla güvenlik sağlayan şey olabilir.

Bu şekilde , akıllı sayaçlarda , fabrikalarda , petrol ve gaz platformlarında, güneş ve rüzgar çifliklerinde uygulanabilecek çözümler geliştirilebilir.

Blokzinciri uygulamasında, bireysel bir bileşen saldırıya uğramış olsa bile, sistemin bir bütün olarak mutabakatı gerekeceğinden, sistemin bir bütün olarak saldırıya uğramasını engelleyecektir. Bir düğümün bir alt kümesinin saldırıya uğraması durumunda, analize geri dönülür -konsensus saldırıya uğramış düğümün kötü niyetli eylemlerini reddeder. Örneğin, saldırıya uğramış bir düğüm yanlış bir şifre ve yeni bir kullanıcı eklemeye çalışıyorsa, o zaman blok zinciri bunu reddedecek ve kendi kendini iyileştirmek için çalışacaktır.

Blokzinciri ayrıca, sistem içindeki yedekliliği ile ayrı bir sağlamlık sağlayabilir.

Endüstriyel sistemlerde sibergüvenlik başlığı altında blokzinciri çok konuşulacak gibi görülüyor.

Kaynak: AutomationWorld.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi giriniz