Bundan bir asır önce en değerli kaynak denilince akla petrol gelmekteydi. Ancak Endüstri 4.0’ın ekonomi üzerindeki etkileri ile artık bu değişiyor. Veri, dijital dönüşüm ile petrolden daha değerli hale geliyor.

Şu anda dünyanın en değerli şirketleri listesine baktığımızda ilk 5 sırada Google Alphabet, Amazon, Apple, Facebook ve Microsoft’u görüyoruz. Artarak kar etmeye devam etmeyen bu şirketler 2017 yılının ilk çeyreğinde toplu olarak 25 milyar doların üzerinde net kar elde etme başarısı gösterdiler. Amazon, Amerika’daki çevrim içi harcamaların yarısına sahipken, Google ve Facebook  geçtiğimiz yıl Amerika’da dijital reklamcılıktaki neredeyse tüm gelir artışından sorumluydu. Teknoloji şirketlerinin bu egemenliği 20. yy başlarından günümüze Petrol endüstrisini tehdit ederek, artık en değerli kaynağın veri olmasına yol açıyor.

Google’ın arama motoru olmadan, Facebook ile iletişime geçmeden, alışveriş için Amazon’a göz atmadan bir günün geçtiğini artık hayal edemez olduk. Çoğu ücretsiz gibi görünen bu hizmetlerin karşılığında aslında çok önemli bir ödeme yapıyoruz; veri. Aradaki farkı gözlemlemek istediğimizde çevrim içi teknoloji şirketlerinin gelirleri ile çevrim dışı teknoloji şirketleri arasında önemli bir fark çıkıyor.

Veri: Dijital Ayak İzimiz

Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve internetin hayatımıza girmesi, her yere değerli veriler bırakmamıza neden oldu. Ayak izimiz olarak tanımlayabileceğimiz bu veriler, internette yaptığımız her etkinlik için bir dijital iz haline geldi. Kendi kendine çalışan özerk otomobillerin geliştirildiği günümüzde, bir otomobil saniyede 100 gigabayt veri üretebilir hale geliyor. Makine öğrenimi ve yapay zeka gibi teknolojiler verilerek işleyerek, veri madenciliği ile onlardan daha fazla değer çıkarıyor. Algoritmalar verileri analiz edere, bir müşterinin ne zaman satın almaya hazır olduğunu, bir jet motorunun ne zaman bakıma ihtiyacı olduğunu veya bir kişinin bir hastalık riski altında olup olmadığını tahmin edebilir hale geliyor. General Electric ve Siemens gibi köklü firmalar da bu dijital dönüşüme ayak uydurarak veri odaklı çalışmalarına ağırlık veriyor.

Online Veri Kullanımı

Teknoloji devleri her zaman kullanıcıların dijital izlerinden yararlandı. Facebook, kullanıcı sayısı artış gösterdikçe daha fazla veri kullanarak yeni kullanıcılar çekmeyi başardı. Tesla’nın kendi kendine sürülen otomobillerinden topladığı verilerle İlk çeyrekte sadece 25.000 otomobil satan GM’den daha değerli hale geldi. Ürünlerin satış sayısı bir kazanç olmaktan çıkıp, daha fazla veri daha yüksek katma değer eşiğine gelindi.

Facebook’un 2014 yılında 60’dan az çalışanı olan WhatsApp’ı 22 milyar dolara satın alması, potansiyel rakiplerinin önüne geçmesini sağlayan en önemli adımlardan biri olmuştu. Sadece konuşma uygulaması olan ve kar etmeyen Whatsapp’ı satın alması, birçok kişisel veriye ulaşmasını sağladı.

Veri sektöründeki gelişmeler bu şekilde devam ederse şirketler sahip oldukları bilgileri ve onlardan ne kadar para kazandıklarını tüketicilere açıklamak zorunda kalabilir. Hindistan’ın dijital kimlik sistemi Aadhaar ile yaptığı gibi devletler, kendi veri kasalarını daha fazla açarak yeni hizmetlerin veya veri ekonomisinin önemli bölümlerini kamu altyapısı oluşturmada yönetebilir. Ayrıca, belirli veri türlerini kullanıcıların izniyle paylaşmalarını isteyebilirler.

Veri üretimi sadece internetteki standart gezintilerimiz ve alışverişler ile sınırlı değil. Nesnelerin interneti ile artık her nesnenin internete bağlanabilir seviyeye ulaşması da üretilen veri miktarının artmasına neden oluyor.

Bu duruma istihdam açısından bakacak olursak veri odaklı yeni iş kollarının ortaya çıktığını görüyoruz. Siber güvenlik uzmanlığı, veri madenciliği, bulut hesaplama uzmanlığı gibi iş kollarının artan veri miktarı ile geleceğin meslekleri listesinde olduğunu söyleyebiliriz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi giriniz