İtalya ’nın Pisa kentinde doğan Galileo Galilei, toprağın sulanması için nehirden su pompalayan bir makinenin patentini aldı. Pompanın kalbi bir şırıngaydı. Galileo Galilei suyun emme pompasında yükselebileceği maksimum yüksekliğin 10 metre olduğunu keşfetti ancak nedenini açıklayamadı.

Daha sonra bazı bilim adamları kendilerini bunun nedenini bulmaya adadılar.  İtalyan fizikçisi Evangelista Torricelli(Torr), bir tarafı hava almayacak biçimde kapatılmış olan bir tüpü 1 metre yüksekliğe kadar civa ile doldurdu ve tüpün açık olan ucu civa dolu kabın içindeyken tüpü dikey olarak yerleştirdi. Civa sütunu üzerinde biraz boşluk bırakarak 760 mm civarında sabitlendi. Torricelli olayın nedenini yeryüzü yüzeyinde nerden geldiğini bilmediği bir güce bağladı. Ayrıca tüpün üst tarafındaki aralığın tamamen boş olduğu sonucunca vardı ve buna da “vakum etkisi” adını verdi.

Fransız filozof, fizikçi ve matematikçi Blaise Pascal, Torricelli ‘nin deneylerini biliyordu ve Galilieo ve Torricelli ‘nin bulgularının nedenlerini araştırıyordu. En sonunda civa sütununu 760 mm de tutan kuvvetin açık havanın ağırlığı olduğu kanaatine vardı. Bu sonuca göre dağ seviyesinde , havanın ağırlığının azalmasından dolayı kuvvette azalma olduğunu tespit etti. Sonraları Fransa’ daki Puy de Dôme dağında yaptığı deneylerle ispatlayacağı gibi dağ seviyesinde civa sütununun azaldığını gözlemledi . Düşüş sayesinde havanın ağırlığını hesaplayabildi. Pascal ayrıca “basınç” adını verdiği bu kuvvetin her yöne eşit şekilde etkidiğini formüle döktü.

Otto von Guericke Almanya ‘nın Magdeburg kentinde doğdu. Torricelli ‘nin “boş aralık”, başka bir deyişle “hiçlik”, sonucu her yerde olan Tanrı kuramına tamamen zıttı. Bu yüzden kilise tarafından saldırıya uğrayınca Guericke daha geniş hacimlerin havasını boşaltmak için yeni hava pompaları geliştirdi ve Magdeburg da yalnızca yağ ile kaplanmış iki metal yarım kürenin arasındaki havayı boşaltarak heyecan verici bir deney yaptı deneyden sonra her küreyi en az 8 at çekmesine rağmen 2 yarım küreyi birbirlerinden ayıramadılar.

İngiliz-İrlandalı kimyager olan Robert Boyle, kapalı gazların hacimleri ile basınçları arasındaki ilişkiyi incelemek üzere bir tarafı kapalı olan “J” şekilli tüpleri kullandı ve P x V = K (P: Basınç, V: Hacim, K: Sabit) Eşitliğini ispatladı. Bunun anlamı; sıcaklık ve gazın miktarı değişmediği sürece belli bir basınçta gazın hacmi bilinirse hacim değiştiğinde basınçta hesaplanabileceğiydi. Yaklaşık 200 yıl sonra Fransız fizikçisi ve kimyager Joseph Louis Gay-Lussac sabit hacimdeki kapalı gazın basıncının sıcaklıkla orantılı olarak arttığını keşfetti. 20 yıl sonra William Thomson(Lord Kelvin) mutlak sıfır noktasını -273 oC( 0 oKelvin) olarak belirledi. Fransız bilim adamı Lucien Vidie atmosfer basıncını ölçmek için sıvı yerine yaylı kadran kullanan bir barometre yaptı. Basınç altında yayın genleşmesinin mekanik olarak güçlendirilerek gösterilmesi esasına dayanıyordu. Vidie ’nin gösterge yöntemini kullanan Eugène Bourdon(Bourdon Sedeme Şirketi ‘nin kurucusu) 1849 yılında daha yüksek basınçlarda ölçüm yapan Bourdon tüpünün patentini aldı.

Kaynak : Zetaenerji

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Fark Basınç Anahtarı ( Sviç ) Nasıl Çalışır?

El, limit, yaklaşım, basınç, seviye, sıcaklık ve akış anahtarları için kullanılan semboller

Basınç Anahtarı Seçiminde 10 Adım

Titreşimli Seviye Anahtarı

Bourdon Tüpü Nedir?

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.