İlk bakışta otomasyon çözümleri  (OÇ) ve kurumsal entegrasyon (KE) projeleri birbirine benzer görülebilir. Fakat bu uygulamaları yönetecek proje müdürlerinin dikkat etmesi gereken önemli farklılıklar içermektedir.

Otomasyon çözüm ( tipik olarak kontrol sistemleri veya otomasyon olarak anılır) projeleri PLC ( Programlanabilir Mantıksal Kontrolcüler ) , DCS ( Dağıtılmış Kontrol Sistemleri) , SCADA ( İzlemeli Kontrol ve Veri İzleme ) sistemleri ve bunlar ile ilişkili donanımlardan oluşur.

Kurumsal Entegrasyon (KE) projeleri ise Üretim Yönetim Sistemleri ( MES) veya müşteriye özel hazırlanmış yazılım uygulamalarından oluşur. Kurumsal Entegrasyon (KE) projelerini yönetmek çoğu zaman çok daha fazla çaba ve zorluk gerektirebilmektedir ve firmaların bunları önceden öngörmesi çoğu zaman pek mümkün olmamaktadır.

Her iki farklı uygulamanın proje yönetimindeki farklılıklara bir göz gezdirelim:

Kapsam Yönetimi : En önemli ve en büyük zorluk proje kapsamını tanımlamak ve korumaktır. PLC veya DCS projeleri genellikle giriş/çıkış sayısı ile limitlenebilir ; bu nedenle de kapsam tanımı daha kolay olabilmektedir.  KE projeleri ise genellikle giriş/çıkış sayısı ile değil firmanın operasyonel ihtiyaçları ile tanımlanır. Çok iyi bir fonksiyonel spesifikasyon tanımlamasının yapılması ve opearasyonel ihtiyaçların ve gerekliliklerin ilave edildiği detaylı bir tasarım dokumanın hazırlanması proje kapsamının kontrol edilmesinde önemli bir rol oynar. Bu dokuman ve spesifikasyonların hazırlanmasının ardından onay prosedürünün işletilmesinin gerektiğini hatırlatmaya gerek yok değil mi ?

Zaman Planlama Yönetimi : OÇ projelerinde kapsamın tanımlanmasının ardından projenin tamamı için bir planlama yapılır ve bu planda büyük değişiklikler beklenmez. KE projeleri ise daha dinamiktir ve proje planlamasında da esneklik gerektirmektedir.  Esnekliği oluşturmak için projeyi küçük parçalara bölmek gereklidir. Bu küçük adımların tanımlanması  ve parça parça tamamlanması ile proje daha etkin yönetilebilir.

Her aşama öncelik ve bitiş tarihine göre planlanır. Bu teknik değişikliklerin yönetilmesi ve her aşamanın sonucunu tahmin etmede çok daha fazla esneklik getirir.

Lokasyon : Bir kontrol sistemi projesi fiziksel anlamda daha küçük bir alanda bulunur. HMI , Kontrolcüler ve I/O’nun farklı lokasyonlarda bulunma durumu oldukça enderdir. Bunun yanısıra KE projesinde çoğunlukla bir tesisteki farklı ünitelerden, hatta farklı tesislerden, farklı şehirlerdeki hatta farklı ülkelerdeki tesislerden bahsedebilmekteyiz. Örneğin bir KE projesinde firmanın sahip olduğu tüm SAP, SQL, ORACLE ve MES katmanlarının bulunması ve bu katmanların tümünün birbiri ile haberleşmesi gerekebilir. Lokasyonların farklı olduğu durumlarda ise güvenlik konuları ve önlem yöntemleri , seyahat gereklilikleri, lokal destek gereklilikleri gibi konular proje yönetimi sırasında dikkate alınmalıdır.

Test  : Diğer sistemler ile yapılması gereken büyük entegrasyon gereklilikleri ve özel yazılımların doğası gereği KE projelerin testi diğerlerine göre daha uzun zaman ve enerji almaktadır. En azından , yazılan tüm kodların çok detaylı test edilmesi, fonksiyon testlerinin yapılması , entegrasyon testlerinin yapılması ve son olarak operasyon ve iş gerekliliklerinin gereklerinini karşılayıp karşılayamadığının testleri tizizlikle yapılmalıdır.

Dağıtım- Yükleme: KE projeleri birden fazla tesisi kapsayabileceği için yükleme ve güncelleme işlemlerinin daha titizlikle planlanarak yapılması gereklidir. Bu tür yazılım uygulamlarında farklı kaynakların kullanılması  proje yönetimini yine zorlaştırmaktadır. Bir PLc projesinde ise genellikle bir operatörler, Kontrol mühendisi ve Kontrol&Enstrüman mühendisi olur.

Bütçe Yönetimi : Şüphesiz yukarıda belirtilen bazı işlemler projenin maliyetini artıracaktır. Bu nedenle tanımlamaların titizlikle yapılması proje bütçe yönetimini de kolaylaştıracaktır.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi giriniz